|
|
SON GÖZYAŞI
Ağustos`un Eylül`e geçiş zamanı,mevsimler can çekişiyor,doğa yıpranıyor...Ve herkes,canlıların son baharı geldiğini hüzünlü bir şekilde yineliyor.Sonbahar,adında bile bir hüzün var,ölüm baharı sanki...O aşkların alevlendiği ilkbaharın,beraberinde getidiği müthiş güzellikler,çiçekler vs. hepsi bu baharda yokluğa karışmanın korkusuyla eriyip bitiyor.
Her daldan,uzun zamandır birlikte olduğu bir yaprak vedalaşarak gitmekte ve sonbaharın bunu desteklercisine esen rüzgarı,her birine ayrı hüzün vermekte.Çeşitli yaprak kuruları,toprağa karışmak için yere düşüyor.Ama bir yerde yaprak kuruları iyice toparlanmış ve sanki birisini kendileriyle birlikte toprağa karıştırmak istiyorlar.Yaprak kurularının altında,sağ arka bacağının başlangıcında derin bir yara olan,gözleri yorgunluktan kapanmış,bütün uzuvlarını toprağa teslim etmiş bir yavru köpek.
Mahallenin küçük çocuklarının,alay nedeniyle bacağını derin bir kesikle yaraladıkları köpek acıyla kıvranıyor ve gözlerinden yaşlar,kıllarının arasından sıyrıla sıyrıla, isyan edercesine yere saplanıyor.Ve artık kendini doğaya teslim etmiş,ölümü beklemekte.
Uzaklardan annesi,düşen yaprakları yararak ve gözlerinden yaşlar süzülerek geliyor.Çocuğunun başucuna geliyor ve yarasını bir hemşire titizliğiyle,yalıyor.Sanki iyileşecekmiş gibi...Yavru hayata geldiğine pişman olmuş gibi annesinin bacağını yalamasını istemez bir şekilde,vücudunu son bir hamleyle geriye atıyor.Yavru artık gözlerini yumdu.Annesi yavrusunun hayata gözlerini yumduğunu anlayıp büyük bir hasretle,yanına uzanıp yavrusunu başıyla okşuyor.Ve gözlerinden son bir ayrılık gözyaşı...
Yusuf ÖZTOPRAK
yusufener tarafından 20.01.2010 17:52:31 tarihinde eklendi ve 603 gösterildi.
|
» Yorumlar
|
|